KOÇ-IBM TEDARİK ZİNCİRİ ARAŞTIRMA MERKEZİ
Koç Üniversitesi, IBM'in her yıl, bilimsel araştırmaları
desteklemek için dünya genelinde sınırlı sayıda verdiği
Araştırma Destek Ödülü'nü (IBM Shared University Research Award)
kazanarak bu ödülü alan ilk ve tek Türk üniversitesi oldu. Pazar
değeri 200.000 ABD dolarına yaklaşan donanım, yazılım ve hizmet
desteği ile birilikte çeşitli işbirliği imkanlarını kapsayan ödül,
Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden
Doç. Dr. Metin Türkay'ın "Tedarik Zincirinde İnovasyon" konulu projesine
verildi. IBM, ödül programı kapsamında Koç Üniversitesi'ne, Sistem x
sunucuları ve Intellisation iş istasyonları ile Websphere Business
Modeler ve Websphere Process Server yazılımları, bu ürünlerle ilgili
teknik eğitim ve destek hizmetleri sağladı. Ayrıca Mühendislik
Fakültesi'nde "Tedarik Zinciri Araştırma Merkezi" açıldı. Tedarik
Zinciri Araştırma Merkezi'nde gerçekleştirilecek olan projeler
Doç. Dr. Metin Türkay ve Y. Doç. Dr. Sibel Salman ile birlikte,
Jale Akyel'in yönetimindeki IBM Türk Üniversite İlişkileri birimi
tarafından koordine edilecek.
Tedarik zinciri yönetimi müşteri talebini karşılamak
amacıyla tüm zinciri oluşturan tedarikçiler, üretim
tesisleri, distribütörler, perakendeciler ve müşteriler
arasındaki operasyonların planlama , uygulama ve denetleme
süreçlerini kapsar. Bu amaçla planlanan ve yönetilen
aktiviteler arasında tedarik süreçleri, satınalma süreçleri,
lojistik süreçlerin yönetimi ve tedarik zinciri paydaşları
arasında yer alan tedarikçiler, aracı kuruluşlar, üçüncü parti
servis sağlayıcıları ve müşteriler arasındaki işbriliği ve
koordinasyonun önemli bir yeri vardır.
Şekil 1 - Tedarik zinciri yönetimi sistemlerinde finansal ve çevresel faktörler.
Tedarik zinciri sistemlerinde geleneksel
amaç müşteri talebini karşılarken zincirin
operasyonlarından elde edilecek finansal
kazançların ençoklanmasına dayalıdır.
Tedarik zincirinde gelir-gider kalemleri
ise tedarikçilerden satınalma maliyeti,
üretim tesislerindeki maliyetler,
distribütörlerde envanter tutma ve
malzeme elleçleme maliyetleri
, perakendecilerde oluşan müşteri
sevis maliyetleri ve Şekil 1?de
gösterildiği gibi tüm zincirde oluşan
malzeme hareketlerinin maliyeti ve
perakendicilerde satışlarla elde edilen
gelirlerdir.
Etkin ve küreselleşen
dünyanın ihtiyaçlarına
karşılık veren bir tedarik
zinciri sisteminin sürdürülebilir
olması için çevresel ve sosyal etkilerinde
finansal etkilerle tümleşik olarak incelenmesi
gereklidir. Tedarik zinciri ve lojistik sistemlerde
çevresel performans sistemde olan kaynakların iyi
yönetilmesiyle elde edilebilir. Hammadelerin kalitesi
tedarik zinciri sistemlerinin çevresel performanslarına
etki eden en önemli faktörler arasındadır.
Bazı hammaddeler çevreye zarar verebilen katıklar
içerebilirler. Üretim sistemleri sistemleri gaz,
sıvı ve katı halde atıklar üretirler.
Bazen bu katıkların bir kısmı işlenerek
çevreye olan zararları azıltılsa bile çoğunlukla
bu zararlı maddeler çevreye salınmaktadır.
Distribütörlerde yapılan depolama ve elleçleme
operasyonları esnasında çevreye zararlı maddeler
açığa çıkabilmektedir. Perakendeciler satışlarını
müşteriyi cezbedecek ambalajlarda yapmayı tercih ederler.
Fakat bu ambalajlar genelde hiç bir geridönüşüme maruz
kalmadan ve çevreye olan etkileri giderilmeden atık
haline gelirler. Çevresel açıdan diğer önemli bir
konu ise ürünün kullanım ömrü dolduktan sonra atık
olarak çevreye salınmasıdır. Taşımacılık sistemleri
ise eşyaların bişr yerden başka bir yere transferinde
kullanılan araçlardan çıkan çevreye zararlı emisyonlar
bakımından önemli yer tutarlar. Tedarik zinciri ve
lojistik sistemlerin sosyal boyutları ise operasyonlarla
elde edilen değerin toplumun değişik katmanları tarafından
paylaşılması, operasyonların toplumsal yaşama olan etkilerinin
azaltılması ve afet esnasında toplum ihtiyaçlarının anında ve
etkin olarak karşılanmasını içerir. Tedarik zinciri ve
lojistik sistemlerde sürdürülebilirlik finansal, çevresel
ve sosyal amaçların tümleşik olarak incelenmesiyle elde
edilebilir.
Tedarik zinciri ve lojistik sistemlerde çevresel etkileri üç ana kategoride inceleyebiliriz:
1. Ürün odaklı yaklaşımlar (kapalı döngü tedarik zincirleri),
2. Üretim sistemi odaklı yaklaşımlar (çevreye duyarlı ve yeşikl üretim),
3. Taşımacılık sistemi odaklı yaklaşımlar (sürdürülebilir taşımacılık).
Ürün odaklı yaklaşımlar tasarım aşamasında
üründe kullanılan çevreye zararlı maddelerin
enazalanmasını ve ürün kullanım ömrünü tamamladıktan
sonra kullanılabilir olan parça ve bileşenlerin
gerikazanımını gözetir. Amaç ürünün kullanım ömrü
sona erdiğinde tamamen atık olmasını engellemektir.
Bu yaklaşımlardan en önemlisi kapalı döngü tedarik
zincirileri oluşturmaktır. Kapalı döngü tedarik
zincirlerinde gerekli lojistik altyapı ve üstyapı
planlaması yapılarak ürünün kullanılabilir olan parça
ve bileşenleri gerikazanılır.
Üretim sistemi odaklı yaklaşımlarda hammade
seçimi ve üretim süreci tasarımında çevreye
olan etkinin enazlanması gözetilir. Amaç
üretimin sistemini esnek olarak tasarlayıp
atıkların oluşmasından tamamen veya kısmen
kaçınmaktır. Bu bakımdan önemli mekanizmalardan
birisi farklı hammaddelerin kullanılabilmesidir.
Diğer bir mekanizma ise süreçte makine/eklpman
düzeninin veya çalışma koşullarının değiştirilerek
atık oluşumunu azaltmaktır.
Taşımacılık sistemi odaklı yaklaşımlarda farklı
taşıma modlarının kullanılarak çevreye olan etkinin
azaltılması gözetilir. Örneğin mümkün olduğu her
zaman demiryolu veya denizyolu taşımacılığı kullanılırsa
toplam sera gazı salınımında önemli azaltmalar
elde edilebilir. İnsacıl amaçlı lojistik
sürüdülebilirlik açısından taşımacılık sistemi
odaklı yaklaşımların en önemli yönetmleri arasındadır.
Afetlerin yol açtığı insani ve ekonomik kayıplar daha
iyi planlama, hazırlık ve koordinasyon gibi aktiviteler
ile azaltılabilmektedir. Bu konuda yapılabilecek
çalışmaları üç aşamada inceleyebiliriz. İlk aşama,
afet-öncesi aşamadır ve bu aşama afet riskinin
belirlenmesini, gerekli bilgi sistemlerinin geliştirilmesini,
halkın bilinçlendirilmesini ve altyapı sistemleri
ile yapıların güçlendirilmesini gerektirir. İkinci
aşama afet sonrası acil müdahale aşamasıdır.
Bu aşama afet sonrası ilk müdahaleyi ve afet
bölgesindeki insanların kurtarılması,
bölgeden uzaklaştırılması ve ihtiyaçlarının
karşılanmasını içerir. Üçüncü aşama yine bir
afet sonrası aşamadır. Ancak bu aşamada, acil
müdahale yerine daha uzun bir zaman diliminde
afet bölgesinin iyileştirilmesi ve yeniden
yapılanmanın oluşturulması gerekmektedir.
Bütün bu aşamalarda, yöneylem araştırması
problemleri ile karşılaşmak mümkündür.
İlk aşamada kaynakların en etkin kullanımı
için planlama, ikinci aşamada yaralıların
hastanelere taşınması, kurtarma ekiplerinin
afet bölgelerine ulaşımı ve ihtiyaç duyulan
malzemelerin dağıtımı gibi lojistik aktivitelerin
etkinliği bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Son aşamada ise afet bölgesinin çehresinin değiştirilmesi
için yine kaynakların en etkili şekilde temin edilip
kullanılması bu problemlerden bir tanesidir.
Tedarik Zinciri Araştırma Merkezi'nin kuruluş
amacı geleneksel olarak kar odaklı olan tedarik
zinciri ve lojistik sistemlerine yeni bir bakış
açısı getirerek sürdürülebilirlik kavramını ve
insani amaçları da içeren yaklaşımlar geliştirmek.
Bu yaklaşımlar farklı projelerde test edilip
uygulanabilirlikleri ve faydaları gösterilecek
ve aynı zamanda tüm dünya üniversitelerinde
işlenmek üzere ders içerikleri de oluşturulacak.
Şu anda 6 farklı proje Doktora, Yüksek Lisans ve
Lisans öğrencilerinin katılımıyla sürdürülmektedir.
Bu projelere Projeler sayfasından ulaşabilirsiniz.
Metin Türkay'ın IBM Supply Chain Research Center Açılış Konuşması (PDF) |